Kıraç, Kirac, Şarkı, Klip


Kıraç Klipleri (son 5)

  Sana Mecburum
  Gülmek için Yaratılmış Konser
  Aşk Masalı TRT
  Beyaz Gelincik
  Gülpembe Barış Manço



Kıraç Şarkı Akorları(son 5)
  Sana Mecburum
  Gönül
  Hep Sen
  Kan Ve Gül
  Karahisar Kalesi

Kıraç Şarkı Sözleri (son 5)
  Sana Mecburum
  Deli Düş
  Olur Ya
  Razıysan Gel
  Senden Başka

Kaliteli Siteler
  Albumleri
  Cem Karaca
  Türkü Sözleri
  Liman Müzik
  Muzikopat
  Metallica

 
 
Liman Müzik, Şarkı Sözleri, Videolar, Arkadaşlık
 
Kıraç, Anasayfa Kıracın Hayatı, Biyografisi Kıraç Klipleri Kıraç Şarkı Sözleri Kıraç Şarkı Akorları Kıraç Albümleri Kıraç Hakkındaki Makaleler Kıraç Ziyaretçi Defteri Diğer Web Siteleri FANS
Kıraç Hakkında TV de Radyoda Gazete ve Dergide Çıkan Yazılar, Makaleler ve röportajlar

NECİP FAZIL’I ÇOK SEVERİM


Pop müziğin ünlü sesi Kıraç: Kendimize gelmezsek, kötü bir ABD eyaletine dönüşürüz. Müzik dünyası deyince şimdilerde pop star yarışmaları akla geliyor. Genç yaşta şöhret olmak isteyenler televizyonlarda boy gösteriyor. Garip davranışlı jüriler önünde ter döküp maharetlerini sergile-meye çalışıyorlar. Şöhret olmak kolay değil. Biz de şöhreti yakalamış, bunun zorluğunu en iyi bilenlerden birine, Kıraç’a mikrofonu uzattık. Müzik dışında her şeyi konuştuk. Kıraç’ı bu kadar popüler yapan şey ne? Bu kadar insan nasıl oluyor da “Kıraç Kıraç” deyip duruyor?Gerçekleri konuşmak gerekirse, insan böyle sorular karşısında utanıyor. Ne demem lazım bilmiyorum ki! Ama realite olarak şunu söylemem lazım: Türkiye’nin her yaşantı kesimini ilgilendiren müzik yapıyorum. Öyle bir hayat duruşu gösteriyorum. Keza bunun tarihte örnekleri de var; bir tek ben değilim. Herhalde ondandır. Bir kesimin sanatçısı, şarkıcısı ya da sözcüsü de değilim. Doğru bildiğim şeyleri yapıyorum, sevdiğim şeyleri yapıyorum. Türkiye’nin ortak değerlerini savunuyorum. Seni kimler dinliyor, bir fikrin var mı? Benim dinleyicim, bir kere benim müziğimi gerçekten seviyor. Bunu çok iyi biliyorum. Yaptığım müziğe değer veriyor. Gözündeki ışıltıdan anlıyorum bunu. Kalite ve samimiyet dikkatini çekiyor. Bir anlamda herkes bazen kardeşi, bazen abisi, bazen evladı gibi görebiliyor beni. Müziğin nerden besleniyor? Yurdumuzun, üzerinde yaşadığımız toprakların sesini dinliyorum. Milletin geçmişini önemsiyorum. Kendi türkülerimizi dinliyorum. Bunun çok büyük etkisi var diye düşünüyorum. Diğer sanatçılardan farkın? Ben ozanım diyorum. Ben ve diğerleri... Dünyanın en karmaşık sorularından biri. Ben ozanım; öyle yaşıyorum, günün adamı değilim, popülist değilim. Gördüklerimi, yaşadıklarımı hissederek yaşıyorum ve bunları notaya döküyorum. Yaptığım işte samimi olmaya çalışıyorum, bu da beni diğerlerinden ayırıyor olabilir. Yine de bunları söylerken çok da fazla ukala olmak istemem. Ama bir taraftan da çok popülersin, bu seni popülizme zorlamıyor mu? Popüler olan güzeldir diye bir şey yok, onu söylemek istiyorum. Tabii ki ben popüler olduğum için burada konser veriyorum. O başka bir şey. Popüler olmak için her şeyi mubah gören bir mantığın benim hayatımda yeri yok. Türk insanı için ne düşünüyorsun? Türk insanı büyük bir kültürel boşluğun içerisinde. Daha da açmak gerekirse, Türk insanı garip bir riyakarlığın içerisinde. Bazen saf ve temiz kalma çabası mümkün olmuyor. Yani çok beyaz olduğu için birdenbire ufak kirli bir şey çok fazla kirli gözüküyor. En büyük hatası ise her şeyi alkışlama gayreti içerisinde olması. Bu onu en büyük yanılgıya düşüren şey. Bundan bir türlü kurtulamadığı için kendini gerçekte aydınlığa, refaha, güzelliğe ulaştıracak yolu bir türlü bulamıyor. Ama her şeye rağmen kendi yağıyla kavrulabilen enteresan toplumlardan bir tanesiyiz. O da Türk insanının dayanışma ruhundan kaynaklanıyor. Ben kendimden biliyorum, yaşım 30’u geçti. Birçok ekonomik sıkıntıya rağmen -bunların siyasi nedenleri olabilir- dayanışmayı kaybetmiyoruz. En güzel tarafımız bu. Yaşayabilmemiz de buna bağlı zaten. Fakat yine de toplumun son on yılda yaşadığı kirlenmeyi hiçbir dönemde yaşadığını sanmıyorum. Çok çabuk kirlenebiliyoruz, çok çabuk unutuyoruz ve inanın iki yüzlü ve riyakar bir hayat yaşıyoruz. Nasıl arınırız? Çok basit. İki soru soracağız: Bir, nerden geldik nereye gidiyoruz? İki; bu ülkeyi, bu milleti ve Türkiye’yi Türkiye yapan değerler ne? Arınmak için bu iki soruya cevap vermek zorundayız. Nerden gelip nereye gittiğimizi düşünürsek, orada göreceğiz ki çok önemli alimler, ilim adamları var, bu ülkenin yetiştirdiği. Onların yolundan gidip, kendi değerlerimizi tekrar günümüzde yaşama isteğini ortaya koyabilirsek arınabiliriz. Onun dışında arınamayız. Amerika’nın bir tane eyaleti gibi kalırız. Kötü bir eyaleti oluruz. Peki Amerika’nın alarına sanat “dur” diyebilir mi? Diyemez, şu anlamda diyemez. Çünkü sanatın o kadar gücü yok Türkiye’de. Sanat o kadar değerli değil. Halk gerçek sanatın, sanatçının peşinde değil. Bazen gerçek sanatçılar bu anlamda sorumluluk üstlenmek istiyorlar. Fakat onlar da bence çok anlaşılamıyor. Sonra diyoruz ki öldükten sora “vah vah adamı kaybettik,” “tüh” diyoruz ama iş işten geçmiş oluyor. Dünyada neler olduğunun farkına varmak zorundayız. Amerika’nın ne yaptığı ortada, zulümler ortada, sadece sanatçının sorumluluğunda değil bu. Tüm insanlık bunu düşünmek zorunda. Ama biz Türkler önce kimiz? Dünyadaki yerimiz ne? Bu sorulara cevap vermek zorundayız. Bunu algılarsak, onurlu bir şekilde ayakta durursak, Amerika dahil, pek çok şeyin üstesinden gelebiliriz. Biz tarihte onurumuzla yaşadık. Türk halkı kusura bakmasın, ama bence bugün onurunu kaybetmiştir. Bu 15- 20 yıldır falan böyle. Dini-milli bir derinlik içinde konuşuyorsun… Gerçek görüşlerimi söylersem herhalde pek iyi algılanamayabilirim. Çünkü o kadar kültürlü değilim. Tehlikeli olur. Benim adıma da üzüntülü olur. Anlaşılamayacağımı çok iyi biliyorum çünkü. Din, hem insan hayatını düzenleyici, hem toplumsal hayatı düzenleyici bir sistem. “İnsan, dinini kendi içinde yaşar” diye bir şey mantıklı değil. Çünkü zaten din, toplumsal hayatı düzenlemek için varolan kutsal bir sistem. En yegane, en doğru sistem olduğunu da bilmemiz gerekiyor. Fikirler ve ideolojiler günü birliktir, geçicidir. Bunu şöyle değerlendirmememiz gerekiyor. “O günün şartları, bugünün şartları” diye bir şey söz konusu olamaz. Din, milyonlarca yıl sonra bile aynı geçerliliğini koruyacaktır. Onun için Allah’ın dinidir zaten. Bizden çok daha sonrasını, bizim anlayamadığımızı bildiği için o emirler, o düzenleyici yasalar onun için gönderilmiştir. Yoksa “o zaman şöyleydi, bu zaman da böyle” olması gerekir dersek… Züppelik yapmış oluruz… Ben o kadar ağır konuşmayım da, derin cahillik etmiş oluruz. Ve bu cahillik bize çok ağır bir fatura çıkarır. Yoksullar, garipler ve yolda kalmışlar için ne düşünüyorsun? Valla Yunus Emre ne düşünüyorsa ben de onu düşünüyorum. Ama ne yapabilirim, bilmiyorum. Kendimde de büyük sorumluluklar görüyorum, ama yeterli bir şeyler yapamadığım için kendimi çirkinleşmiş gibi görüyorum. Hepsi sonuçta, dünyada yaşayan bütün insanların dünyaya neden geldiklerini anlamasıyla ilgili bir şey. O zaman sevgiyle yaşamasını öğreneceğiz. Başkası mutsuzken bizim de mutsuz olmamız gerektiğini anladığımız zaman yoksulluk ve gariplik ortadan kalkacak diye düşünüyorum. Bir tarafta yolda kalmışlar, garipler bir tarafta da şöhret ve para var… Bu ikilem içinde sen nerde duruyorsun? Şöhret tatlı bir şeydir, sevilmek çok güzel bir şeydir. İnsani bir şeydir. Fakat bir yerde de şöhret insanlara verilebilecek en büyük ceza da olabilir. Gözünüzü kör eder çünkü. Şunu söyleyim, dışardan baktığın vakit çok da şey algılamayın şöhret olmuş insanları. Hakikaten siz de bir iki yıl içerisinde -afedersiniz, sizi çok iyi tanımadığım için söylüyorum- çok ünlü bir yazar olsanız, romanlarınız 1 milyon satsa ne kadar değişeceğinizi fark edemezsiniz. Onun için o kadar da kolay değil şöhreti taşımak. En şöhretli yazarımız Orhan Pamuk, en çok onun kitabı satıyor. Ama inşallah sonum benzemez… İnşallah benim de sonum benzemez. Orhan Pamuk gibiler zaten Türkiye’nin en büyük acılarını oluşturuyorlar. Hiç bir kitabını okumadım ve okumak istemiyorum. Dışardan bakıyor çünkü bu ülkeye… Hem dışardan bakıyorsun, bu başlı başına bir utanç. Bu ülkeyi eleştiriyorsun, bu ülkedeki düzenden memnun değilsin. Hem solcuyum’ diyorsun, hem ‘bu düzenden memnun değilim’ diyorsun, ‘bu ülkeyi azgelişmiş bırakan Batılılar diyorsun.’ Ardından gidip George Bush’la birlikte aynı ülkede olmaktan hiç gocunmuyorsun. Gidip onlardan oy bile alabiliyorsun, teşvik alıyorsun. Sözde düşmanınızdan ödül alıyorsun. Ve bu hoşunuza gidiyor. Bu anlamda şunu söylemek isterim, ister beğenin ister beğenmeyin, Nazım da solcuydu ve sizden farklıydı. Ya bir şeyi yaparsınız, ya yapmazsınız. Bir davanın adamı olmak önemlidir. Bu adamların bir davası yok, bir kutsalı yok. O davaya inanmak önemlidir, o davayı kullanmak değil. Erovizyon? O kadar önemli bir iş mi, Allah aşkına? Avrupalı olabilme uğruna nerdeyse 150 seneden beri aşağılık kompleksinden geberiyoruz. Aşağılık kompleksimiz gitsin diye erovizyonlara gidiyoruz, sadece orada değil, her yerde adamlar “bizden değilsiniz” deyip duruyor. Bunu ne zaman anlayacağız Allah aşkına? Hacca gitmeyi düşünüyor musun? Tabii. Mutlaka gitmeyi düşünüyorum. Hatta çok yakın zamanda olabilir. Ama kimsenin haberinin olmamasını tercih ederim. İmam hatip mezunu musun? Hayır. Ama Müslüman’ım. Eğitim sistemine de inanmıyorum. Ezberden başka bir şey yok. Ben müzik bölümü öğrencisiyim. Bitiremedim, 16 yıl oldu. Piyano ve şan dersleri sorun oldu. Yani şarkı söyleme dersinden sınıfta kaldım. Bütün Türkiye beni sanatçı kabul etmiş, ama konservatuar hocalarım beni sınıfta bırakmışlar. NECİP FAZIL’I ÇOK SEVERİM Senin de hemşerin olan Necip Fazıl Kısakürek var… Onu çok severim. Bu ülkenin yetiştirdiği en büyük şairlerden bir tanesi. Onu sevmemek demek, yani önünüze gelmiş bir ziyafet sofrasından geri kalkmak demektir. Önünüze konan yemeği yememek gibi bir şey olur. Her şiirinde ayrı bir anlam, her şiirinde ayrı bir derinlik var. Funda Arar kaldırımlar şiirini yapmıştı. Ben cüret edemiyorum böyle bir şeye.


 

Ana Sayfa | Hayatı | Albümleri | Şarkı Akorları | Şarkı Sözleri | Klipleri | Makaleler | Ziyaretçi Defteri | Linkler | Site Haritası

Kıraç, Şarkı Sözleri, Klipleri, 2005. Tüm Hakları Saklıdır. Bu sitesinin Web Tasarımı ve Programlaması çetiner web tarafından yapılmıştır. Kıraç
 
Kirac.Biz 'in üyesi olduğu websiteler
bedava site ekle Sektör türkiye sektörler